Hasan Ali Toptaş ile Kendisi Üzerine Bir Sohbet (Sayı:21)

    Sizin icin “Taşradan Merkeze, Dünyaya Giden Yazar” diye bir başlık düşündük, bu fikrimize katılır mısınız? Evet, ben taşradan geliyorum; böyle denebilir. Aslında taşradan geliyorum sözü bile yanlış. Sonuçta, nereye geliyorum? Sadece edebiyata. Ustelik hala taşrada hissediyorum kendimi. Bu bana iyi

Devamını oku...

HAKKI İNANÇ İle Öyküleri ve Öykücülüğü Üzerine (sayı:62)

Fulya Bayraktar: Öykü yazmaya nasıl başladığınızı biz biliyoruz. Okurlarımız için, kendiniz anlatmak ister misiniz? Hakkı İnanç: Üniversitedeki işletme eğitimimin beşinci yılındaydım. Okulum en iyi ihtimalle iki dönem sonra bitecekti. Bölümümle ilgili bir iş yapmak istemiyordum. Açıkçası hayatta ne yapmak istediğimi de bilmiyordum.

Devamını oku...

TEVFİK UYAR: “HAP EDEBİYATI ” (Sayı:49)

Sizlere de olur mu bilmem: Bazı zamanlar bildiğim, kullandığım ve doğruluğundan şüphe etmediğim kelimeler tek başına ve yalın halleriyle aklıma gelirler ve onları bir an için çok çıplak bulur ve anlamlandıramam. Sanki bir an için zihnimin bu kelimeye ayrılan hücreleri boşalıvermiş, işlevlerini

Devamını oku...

Dergimizi internet üzerinden almak istediğini belirten okuyucularımız 55. ila 63. sayılar arasındakileri http://www.insancilkitap.com adresinden temin edebilirler.

Devamını oku...

ERCAN KESAL ile Sinema ve Edebiyat Üzerine Söyleşi (Sayı:57)

Tümay Çobanoğlu: “Peri Gazozu” adlı kitabınızın “Sunuş” yazısında Bergman’ın “… sanatçı da asalak gibi çocukluğundan beslenir…” sözü yer alıyor. Sizin için de geçerli mi bu saptama? Edebiyat ve sinema kişiliğinizi nasıl etkiledi çocukluk ve ilk gençlik yıllarınız, anlatabilir misiniz? Ercan Kesal: İnsanın

Devamını oku...

m u t lu l u k h a z ı r o l’ d a d u r m a z – küçük İSKENDER (Sayı:57)

Asılsız bir ihbarsa da bahar Size tercümem yarım kalmayacak...

Devamını oku...

KIRMIZI AYAKKABILAR – Ayşe AKALTUN (Sayı:56)

Merhaba Sayın Bayım. Bu size yazdığım ilk mektup. Aslında tek mektup demek daha doğru olur. Bir daha yazacağımı, yazabileceğimi zannetmiyorum. Siz beni tanımıyorsunuz, aslında benim de sizi tanıdığım söylenemez. Okuduğunuz kitapları, gittiğiniz filmleri, tiyatro oyunlarını biliyorum. Hatta çayınızı nasıl içtiğinizi, hangi içkiyle

Devamını oku...

EDEBİYAT VE SİNEMA – Gülden TRESKE (Sayı:57)

İYİ BİR KİTAP OKURSUN. İYİ BİR FİLME GİDERSİN.  BİR AN HER ŞEY MÜMKÜN GÖRÜNÜR, UMUTLANIRSIN… Bu duyguyu, her kitap okuru, her sinema seyircisi en az bir kere yaşamıştır. Başka bir dünya vardır. Olası dünyaların en iyisi olmasa bile, farklıdır. İçimizdeki değişme, değiştirme

Devamını oku...

MAVİ SULARIN ŞARKISI – MURAT TAŞ (Sayı:56)

Bir yer arıyordum. Sait Faik’in Burgaz’ı, Balıkçı’nın Bodrum’u, Can Baba’nın Datça’sı gibi. Denizi olan. Hikâyelerimin canı, kanı, mekânı olacak ve ileride adımla anılacak bir yer. (Ukalaca mı?) Altınoluk, Burhaniye, Ayvalık… Dikili, dedik. Sevdik. Şirin. Huzur verici. Yeşili var. Havası temiz. Nicedir aklımda

Devamını oku...

ÖLDÜRMEKTEN GÜLDÜRMEK – ÖNDER ŞİT (Sayı:62)

Körüklü, kör bir kurtçuk, havasız, kalabalık bir otobüsten iniyorum, zar zor, genellikle zor, nefes alıyorum, hâlâ yaşıyorum, kendimi bir oturağa atıyorum. Diriyle konuşuyorum. “Güzel sakallarınız var amca, sakallarınızın arasında bir ağzınız, sinirlisiniz amca, sinirlisiniz, günlerden ve terden, dünyada yaşamak zorundasınız, bundan nefret

Devamını oku...